Gülhane
Parkı
Tanzimat Fermanı'nın okunduğu, Nazım Hikmet'in ceviz ağacı olduğu, tarihin ve doğanın kucaklaştığı yer.
Gülhane'de Bir Yıl
Zamanın Ruhu
İlkbahar
Milyonlarca lalenin açtığı, İstanbul'un en büyük lale festivaline ev sahipliği yaptığı dönem.
Yaz
Sarayburnu'ndan gelen serin esinti eşliğinde, devasa çınarların gölgesinde huzur.
Sonbahar
Dökülen yaprakların tarihi taş yolları kapladığı, fotoğraf meraklıları için altın saatler.
Kış
Sessizliğin hakim olduğu, tarihin fısıltılarının duyulduğu masalsı bir atmosfer.
Gülhane Parkı: Saray Bahçesinden Halkın Nefes Odasına
Sarayburnu’nun kalbinde, asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde saklanan bu devasa vaha; İstanbul’un sadece en büyük parkı değil, aynı zamanda imparatorlukların yükselişine, çöküşüne ve modern bir cumhuriyetin doğumuna tanıklık etmiş sessiz bir hafızadır. Gülhane Parkı, Bizans döneminde stratejik bir askeri depo, kışla ve manastır yerleşkesi olarak kullanılmış, kentin savunma sisteminin en kritik noktalarından birini oluşturmuştur.
Bir İmparatorluğun Mahrem Bahçesi: Hasbahçe
1453 yılında İstanbul’un fethiyle birlikte Fatih Sultan Mehmet, Topkapı Sarayı’nı inşa ettirirken Gülhane’yi sarayın "Hasbahçe"si (Padişaha özel bahçe) olarak belirlemiştir. Osmanlı döneminde burası halkın girişine kapalı, sadece padişahın ve saray erkanının dinlendiği, cirit oynadığı ve ok talimleri yaptığı bir cennet köşesiydi. İsmini içinde yetiştirilen binlerce nadide gülden alan Gülhane, Osmanlı’nın doğa sevgisinin ve botanik sanatının zirve yaptığı bir mekan haline gelmiştir.
Hukuk ve Demokrasinin Beşiği: Tanzimat
Gülhane Parkı, Türk tarihinin en önemli siyasi belgelerinden birine ev sahipliği yapmıştır. 3 Kasım 1839 tarihinde Mustafa Reşid Paşa tarafından burada okunan Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Şerifi), imparatorluğun modernleşme yolundaki en büyük miladı olmuş; can, mal ve namuz güvenliği ilk kez bu bahçede hukuki güvence altına alınmıştır.
Halka Açılış ve Cumhuriyet Modernliği
1912 yılında dönemin Belediye Başkanı Cemil Paşa tarafından halka açılan park, o günden beri İstanbul'un en değerli kaçış noktasıdır. Cumhuriyet’in ilanından sonra da önemini korumuş; 1928 yılında Mustafa Kemal Atatürk, Latin harflerini halka ilk kez bu parkta tanıtarak "Başöğretmen" sıfatını burada perçinlemiştir.
Bilim ve Doğa: Fuat Sezgin Müzesi ve Laleler
Günümüzde Gülhane, sadece bir yeşil alan değil, dünya çapında bir kültür destinasyonudur. Parkın içerisinde yer alan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, İslam medeniyetinin bilime sunduğu katkıları eşsiz modellerle sergilemektedir. Her Nisan ayında düzenlenen Lale Festivali ile park, rengarenk bir tabloya dönüşürken, Sarayburnu ucuyla denizi selamlayan ziyaretçilerine binlerce yıllık bir tarih fısıldar.
VIP Konfor ile Tarihe Yolculuk
Tarihi Yarımada'nın dar sokaklarında park yeri arama stresini bir kenara bırakın. Destina Transfer olarak, sizi havalimanından veya otelinizden Mercedes Vito VIP araçlarımızla alıyor, Hasbahçe’nin kapısına bir şehzade konforuyla ulaştırıyoruz. Sizin için sadece bir yolculuk değil, tarihin tam kalbine lüks bir geçiş tasarlıyoruz.
Ziyaret İpuçları 2026
- Giriş Ücreti: Parkın genel alanı tamamen ücretsizdir. Ancak içerideki müzeler (İslam Bilim Tarihi Müzesi) için bilet gereklidir.
- Ulaşım: Bağcılar-Kabataş (T1) tramvayı ile tam önünde inebilirsiniz. Kendi aracınızla gelmek Sirkeci trafiği nedeniyle önerilmez.
- Müzeler: Parkın içinde yer alan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'ni mutlaka ziyaret edin. MüzeKart burada geçerlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Gülhane Parkı'nda kahvaltı yapılır mı?
Parkın en ucunda, Boğaz manzarasına hakim Setüstü Çay Bahçesi bulunur. Burada çay, simit ve kahvaltı keyfi yapabilirsiniz.
Lale Festivali ne zaman?
Her yıl Nisan ayı boyunca Gülhane Parkı adeta bir çiçek denizi haline gelir. Fotoğraf çekimi için en iyi zamandır.
Tarihi Yarımada'ya VIP Erişim
Eminönü ve Sirkeci otopark sorunlarıyla ünlüdür. Gülhane Parkı ziyaretiniz için kapıdan kapıya transfer hizmetimizi kullanarak, trafikte yorulmadan gezinin tadını çıkarın.